Afrika-Türkiye İş Birliği Platformu, kıtanın çeşitli bölgelerinde yaşanan kuraklık ve iç çatışmaların neden olduğu açlık krizine dikkat çekti. Platformun Başkanı Osman Genç, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası yardım kuruluşları acil müdahale etmezse, kitlesel ölümlerin kaçınılmaz olabileceğini vurguladı.
Osman Genç, Afrika’nın iklim değişikliğinden en fazla etkilenen yerlerden biri olduğunu belirterek, kuraklığın yol açtığı kıtlık tehlikesinin giderek derinleştiğini ifade etti.
Bu insani krize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla düzenlediği basın toplantısında, özellikle Nijerya’nın kuzeydoğusu ve Sudan’daki açlık durumuna dikkat çekti. Genç, bu bölgelerde açlık nedeniyle ölüm oranlarının ciddi şekilde arttığını kaydetti.
Sudan’daki iç savaşın, milyonlarca insanı daha güvenli bölgelere ve komşu ülkelere göç etmeye zorladığını aktaran Genç, Nijerya’nın kuzeydoğusunda ise 15 yıldır devam eden iç çatışma ve terör olayları sonucunda yaklaşık 3 milyon kişinin çeşitli kamplarda zor şartlar altında yaşamakta olduğunu belirtti.
Her iki bölgede de Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) sağladığı gıda yardımlarının, fon yetersizliği nedeniyle kesilme noktasına geldiğini söyledi.
Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından yayımlanan raporları paylaşan Genç, Sudan’da iç savaş nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 6 milyon insanın acil gıda yardımlarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Güvenlik endişeleri nedeniyle zorunlu göç yaşayan bu nüfus içinde, son altı ayda özellikle yaşlılar ve çocuklar gibi dezavantajlı gruplarda açlığa bağlı ölümlerin kaydedildiğini aktardı.
Nijerya’nın kuzeydoğusundaki kamplarında yaşayan 3 milyon insanın ise son üç ayda günde yalnızca bir öğün yemek bulmada güçlük çektiğini dile getirdi.
Osman Genç, bu durumun uluslararası toplumu harekete geçirmesi gerektiğini belirterek, acil yardım çağrısında bulundu. Aksi takdirde, bu insani kriz daha da derinleşecek ve sonuçları ağır olacak. Afrika’nın karşı karşıya olduğu bu kritik durum, küresel bir duyarlılık ve iş birliği gerektirmekte.