Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Ölüdeniz Mahallesi’ndeki Kumburnu’nda vatandaşlar, kıyıların özel şirketler tarafından işgal edilmesine karşı bir araya geldi.
Kıyılar Halkındır İnisiyatifi, düzenledikleri basın açıklamasıyla, kar amacı güden şirketlerin kıyılarda yarattığı ekolojik tahribata dikkati çekti. Bu kapsamda, belirli kotalar üzerinden pazarlık yapılmayacağına vurgu yapıldı.
Ölüdeniz’de saat 16.30’da toplanan yurttaşlar, Jandarma Karakol Komutanlığı önünden Kumburnu’na yürüyüşe geçerek, “Kıyılar halkındır, halkın kalacak” ifadesini haykırdı. Yürüyüş boyunca “Denizler, nehirler sermaye değiller”, “Burası Muğla yok öyle yağma” gibi sloganlar atıldı.
Yürüyüşe katılanlar, Kumburnu girişindeki işletmelerin kıyıya çok yakın konumlandırdığı şezlongları dikkatle inceledi. Kumburnu’na yaklaştıkça, şezlongların denize kadar uzandığı ve kıyıdan yürümeyi imkânsız hale getirdiği görüldü.
Bu nedenle, birçok yurttaş denizin içinden geçmek zorunda kaldı. Eyleme sahilde bulunan diğer yurttaşlar da alkışlarıyla ve sloganlarla destek verdi.
Eylemin ardından, Kumburnu’nda basın açıklaması yapıldı. Grup adına konuşmayı gerçekleştiren Solmaz Tokay ve Duran Yurteser, Ölüdeniz Kumburnu’nun Tabiat Parkı statüsünde korunması gerektiğine dikkat çekti.
Açıklamada, “Ülkemizin doğa harikası olan Ölüdeniz Kumburnu’na yönelik işgal ve talana dur demek için toplandık” denildi.
Yapılan açıklamada, kıyıların yok edilmek istendiği, bunun arkasında yatan nedenin ise kıyılardaki rant politikaları olduğu ifade edildi.
Kıyı savunucuları, kıyıların işletmelere açılmasıyla birlikte halkın erişimine kapatıldığını, bu durumun ise doğal yaşamı olumsuz etkilediğini belirtti. Ayrıca, kıyıların ticari amaçlarla yok edilmesine karşı durduklarını dile getirdiler.
Açıklamada, endüstriyel turizmin getirdiği olumsuzluklara da değinildi. Yürütülen bu tür projelerin, birçok kıyı bölgesinin geride terk edilmiş ve yağmalanmış halde kalmasına neden olduğu vurgulandı. Katılımcılar, ülke genelinde kıyıların korunması için daha fazla ses çıkarmaları gerektiğini belirtti.
Kıyı savunucuları, kamusal hakların, ekolojinin ve doğanın korunması için mücadelelerine devam edeceklerini söyledi. Anayasa’nın yurttaşlara tanıdığı hakların önemini vurgulayan grup, kıyıların kamu yararına kullanılmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Bu bağlamda, halktan çalınan kıyıların geri talep edileceği ve bu konuda belirlenmiş kotalar üzerinden pazarlık yapılmayacağı ifade edildi.
Son olarak, kıyıların sadece insanlar için değil, barındırdığı ekosistemler için de korunması gerektiği dile getirildi. Yerel yönetimler, demokratik kitle örgütleri ve halk, dayanışma içinde birlikte hareket etmeye çağrıldı. Bu eylemlerin, kıyıların geleceği için önemli bir adım olduğuna inanılıyor.